Anasayfa   |  Site Haritası  |  E - Mail

 
 | HABERLER

 

 

Tescilli Markanın Hukuki Olarak Sağladığı Haklar

556 sayılı Kararname'nin, tescilli markalara sağladığı koruma

a) Markanın tescil kapsamına giren aynı veya benzeri mal veya hizmetlerle ilgili olarak, tescilli markayı, benzerlerini ve halk üzerinde tescilli marka ile karıştırılma ihtimali olan herhangi bir işaretin tescilli markanın itibarından dolayı haksız avantaj elde edecek veya tescilli markanın ayırt edici karakterine zarar verecek nitelikteki herhangi bir işaretin izinsiz kullanılmasının önlenmesini isteme,

b) Tescilin hukuki olarak sağlayacağı tescilli bir markanın başkasına devir edilebilirliği, miras yolu ile intikal edilebilirliği, kullanma hakkının lisans konusu olabilirliği, rehin ve teminat olarak gösterilebilirliği gibi haklardır.

Bu tür haklar başvurular için de geçerlidir.

Tescilsiz marka kullananlar, belirtilen bu haklardan yararlanamazlar.

 

Markalarda İlan Sistemi

Marka tescil başvurusu usulüne uygun olarak yapılan ve tescil edilmesini engelleyen herhangi bir neden olmayan marka tescil başvurularının üçüncü kişilerin görüş ve değerlendirmesine açık olmak üzere Resmi Marka Bülteni'nde ilan edilmesidir. Bir marka tescil başvurusunun, tescil edileceğinin resmi olarak kesinleşmesi için Resmi Marka Bülteninde yayınlanarak üç ay ilanda kalması ve bu süre içinde üçüncü kişiler tarafından tescil başvurusuna herhangi bir itiraz gelmemiş olması gerekmektedir. Tescil başvurusuna başvurunun reddi ile sonuçlanacak bir itirazın gelmemiş olması gerekmektedir.

 
2. Hangi Durumlarda Marka Sahibinin, İzni Olmaksızın kullanılan, markasının kullanılmasını önleme hakkı vardır?

Aşağıda belirtilen hallerde marka sahibinin, izni alınmadan markasının kullanılmasının önlenmesini talep etme yetkisi vardır.
Markanın tescil kapsamına giren aynı mal veya hizmetlerle ilgili olarak, tescilli markayla aynı olan herhangi bir işaretin kullanılması,
Tescilli bir marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı veya benzeri mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk üzerinde, işaret ile tescilli marka arasında bağlantı olduğu ihtimali de dahil, karıştırılma ihtimali olan herhangi bir işaretin kullanılması,
Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsamı mal veya hizmetlerle benzer olmayan mal veya hizmetlerde kullanılması halinde, tescili istenen işaretin kullanılmasıyla tescilli markanın itibarından dolayı haksız avantaj elde edecek veya tescilli markanın ayırt edici karakterine zarar vercek nitelikteki herhangi bir işaretin kullanılması.


3. Marka Tescilinden Doğan Hakların Kapsamı Uyarınca Hangi Faaliyetler Kısıtlanabilir?

İşaretin mal veya ambalajı üzerine konulması,
İşareti taşıyan malın piyasaya sürülmesi veya bu amaçla stoklanması, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi veya o işaret altında hizmetlerin sunulması veya sağlanması,
İşareti taşıyan malın ithali veya ihracı,
İşaretin teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarda kullanılması.


9. Markayı Kullanma Kabul Edilen Durumlar Nelerdir?

a) Tescilli markanın ayırt edici karakterini değiştirmeden markanın farklı unsurlarla kullanılması,
b) Markanın yalnız ihracat amacıyla mal yada ambalajlarında kullanılması,
c) Markanın marka sahibinin izni ile kullanılması,
d) Markayı taşıyan malın ithalatı, markayı kullanma sayılan durumlardır.


4. Tescilli Markanın Hukuki Olarak Sağladığı Haklar Nelerdir?

556 sayılı Kararname'nin, tescilli markalara sağladığı koruma
a) Markanın tescil kapsamına giren aynı veya benzeri mal veya hizmetlerle ilgili olarak, tescilli markayı, benzerlerini ve halk üzerinde tescilli marka ile karıştırılma ihtimali olan herhangi bir işaretin tescilli markanın itibarından dolayı haksız avantaj elde edecek veya tescilli markanın ayırt edici karakterine zarar verecek nitelikteki herhangi bir işaretin izinsiz kullanılmasının önlenmesini isteme,
b) Tescilin hukuki olarak sağlayacağı tescilli bir markanın başkasına devir edilebilirliği, miras yolu ile intikal edilebilirliği, kullanma hakkının lisans konusu olabilirliği, rehin ve teminat olarak gösterilebilirliği gibi haklardır.
Bu tür haklar başvurular için de geçerlidir.
Tescilsiz marka kullananlar, belirtilen bu haklardan yararlanamazlar
.


5. Marka Hakkına Tecavüz Halleri ve Uygulanacak Cezalar Nelerdir?

a) Markanın tescil kapsamına giren aynı veya benzeri mal veya hizmetlerle ilgili olarak, tescilli markayı, benzerini ve halk üzerinde tescilli marka ile karıştırılma ihtimali olan herhangi bir işaretin tescilli markanın itibarından dolayı haksız avantaj elde edecek veya tescilli markanın ayırt edici karakterine zarar verecek nitelikteki herhangi bir işaretin izinsiz olarak mal veya ambalajı üzerine konulması işareti taşıyan malın piyasaya sürülmesi veya bu amaçla stoklanması, teslim , edilebileceğinin teklif edilmesi veya o işaretin altında hizmetlerin sunulması veya sağlanması, işareti taşıyan malın ithali veya ihracı, işaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarda kullanılması,
b) İzinsiz olarak markanın veya benzerinin taklit edilmesi,
c) Bilindiği veya bilinmesi gerektiği halde markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak ve ya başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak veya bu amaçlar için ithal etmek veya ticari amaçla elde bulundurmak,
d) Sözleşmeye dayalı lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devir etmek ,
e) Yukarıda yazılı eylemlere katılmak veya yardımcı olmak veya bunları teşvik etmek veya hangi şekil ve koşulda olursa olsun bu eylemlerin yapılmasını kolaylaştırmak,
f) Kendisinde bulunan ve başkası adına tescilli bu markayı veya ayırt edilmeyecek derecede benzerini taşıyan ürünün veya ticaret alanına çıkarılan malın nereden alındığını veya nasıl sağlandığını belirtmekten kaçınmak, marka hakkına tecavüz sayılan hallerdir.

4128 sayılı Kanun'un 5. Maddesi ile 556 sayılı KHK'ya eklenen 61/A maddesinde belirtildiği üzere;

a) Marka hakkı sahibi olarak belirtilmesi gereken kimlik bildirimini gerçeğe aykırı olarak yapanlar, marka koruması olan bir eşya veya ambalajı üzerinde konulmuş, marka koruması olduğunun belirten işareti yetkisi olmadan kaldıranlar, kendisini haksız olarak marka başvurusu veya marka hakkı sahibi olarak gösterenler hakkında, bir yıldan iki yıla kadar hapis cezasına ve üçyüz milyon liradan 600 milyon liraya kadar para cezasına,
b) Hak ve alakası olmadığını veya tasarruf yetkisi bulunmadığını bilmesi gerektiği halde, marka korumasına ilişkin mevzuatın devir ve intikal, rehin ve haciz ile ilgili maddelerinde yazılı haklardan birini veya bu hakla ilgili lisansı başkasına devreden, veren, rehneden, bu haklar üzerinde herhangi bir tasarrufta bulunanlar ile korunan bir marka hakkının sahibi olmadığı veya koruma süresinin bittiği veya marka hakkının hükümsüzlüğü veya marka korumasından doğan hakkının sona ermesi durumlarında; kendisinin veya başkasının imal ettiği veya satışa çıkardığı eşyaya veya ambalajlarına veya ticari evrakına veya ilanlarına, hukuken korunan bir marka hakkı ile ilgili olduğu kanısını uyandıracak şekilde, işaretler koyan veya bu amaçla yazılı ve görsel basındaki ilan ve reklamlarda, bu tarzda yazı, işaret veya ifadeleri kullananlar hakkında, iki yıldan üç yıla kadar hapis cezasına ve altı yüz milyon liradan bir milyar liraya kadar para cezasına,
c) Kararnamenin 61 inci maddesinde yazılı fiillerden birini işleyenler hakkında, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına ve altıyüz milyon liradan bir milyar liraya kadar para cezasına, ayrıca işyerlerinin bir yıldan az olmamak üzere kapatılmasına ve aynı süre ticaretten men edilmelerine hükmolunur.
d) Yukarıda yazılı suçlar, hizmetlerini yaptıkları sırada bir işletmenin çalışanları tarafından doğrudan doğruya veya emir üzerine işlenmişse çalışanlar ve suçun işlenmesine mani olmayan işletme sahibi, müdür veya temsilcisi ve hangi ünvan ve sıfatla olursa olsun işletmeyi fiilen yöneten kişi de cezalandırılır. Bir tüzel kişinin işleri yürütülürken bu maddede sayılan suçlardan biri işlenirse, tüzel kişi, masraflar ve para cezasından müteselsilen sorumlu olur.
e) Fiile iştirak edenler hakkında olayın mahiyetine göre Türk Ceza Kanununun 64,65,66 ve 67 nci maddeleri hükümleri uygulanır. Bu maddede sayılan suçlardan dolayı kovuşturma şikayete bağlıdır.
f) Marka korumasından doğan hakları tecavüze uğrayanlar, Enstitü 5590 veya 507 sayılı kanunlara tabi kuruluşlar ve Tüketici Dernekleri de şikayet hakkına sahiptir. Şikayetin fıil ve failden haberdar olma tarihinden itibaren iki yıl içinde yapılması gerekir. Bu kapsamdaki suçlarla ilgili şikayetler acele işlerden sayılır.


16. Yoksun Kalınan Kazancın Anlamı Nedir? Nasıl Saptanır? Artırımı Nasıl Olur?

Marka sahibinin uğradığı zarar, sadece fıili kaybın değerini değil, ayrıca marka hakkına tecavüz dolayısıyla yoksun kalınan kazancı da kapsar.
Yoksun kalınan kazanç, zarar gören marka sahibinin seçimine bağlı olarak, aşağıdaki değerlendirme usullerinden birine göre hesap edilir.
a) Marka hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, marka sahibinin markanın kullanılması ile elde edebileceği muhtemel gelire göre,
b) Marka hakkına tecavüz edenin, markayı kullanmak yoluyla elde ettiği kazanca göre,
c) Marka hakkına tecavüz edenin, markayı bir lisans anlaşması ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması halinde ödenmesi gereken lisans bedeline göre.
Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında özellikle markanın ekonomik önemi, marka hakkına tecavüz edildiği anda geçerlilik süresi ve tecavüz sırasında markaya ilişkin lisansların sayısı ve çeşidi gibi etkenler gözönünde tutulur.
Marka üzerinde tasarruf yetkisi olan kişi, yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında belirtilen değerlendirme usullerinden birini seçmişse; mahkeme, ürünün satışında markanın ekonomik bakımdan önemli bir katkısının bulunduğu kanaatına vardığı takdirde, kazancın hesaplanmasında makul bir payın daha eklenmesine karar verir.
Markanın ilgili ürüne ekonomik bakımdan önemli bir katkısının olduğunun kabul edilebilmesi için, ilgili ürüne olan talebin oluşmasında markanın belirleyici etken olduğunun anlaşılmış olması gerekir.

 

Markada Tazminat Nedir?

Marka sahibinin izni olmaksızın, marka taklit edilerek üretilen ürünü üreten, satan, dağıtan veya başka bir şekilde ticaret alanına çıkaran veya bu amaçlar için ithal eden veya ticari amaçla elde bulunduran kişi, hukuka aykırılığı gidermek ve sebep olduğu zararı tazmin etmekle yükümlüdür.
Taklit markayı herhangi bir şekilde kullanmakta olan kişi, marka sahibinin markanın varlığından ve tecavüzden kendisini haberdar etmesi ve tecavüzü durdurmasını talep etmesi halinde veya kullanmanın kusurlu bir davranış teşkil etmesi halinde, sebep olduğu zararı tazmin etmekle yükümlüdür.

 

Markanın İtibarı Zarara Uğrarsa Marka Sahibi Tazminat İsteyebilir mi?

556 sayılı KHK'nin 68 inci maddesi 'Markanın İtibarı' başlığı altında "Marka hakkına tecavüz eden tarafından markanın kötü veya uygun olmayan bir şekilde kullanılması sonucunda, markanın itibarı zarara uğrarsa, marka sahibi, bu nedenle, ayrıca tazminat isteyebilir. " hükmü ile marka sahibinin tazminat isteyebileceğini hüküm altına almıştır.

 
Hükümsüzlük Halleri Nelerdir? Hükümsüzlüğü Kimler, Nasıl İsteyebilir?

Yetkili mahkeme tarafından karar verilebilecek hükümsüzlük halleri şunlardır:
556 sayılı KHK'nin 7. maddesinde sayılan haller. Ancak 7. maddenin (i) bendinde belirtilen tanınmış markalarla ilgili davanın tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde açılması gerekir. Markanın tescilinde kötü niyet varsa iptal davası süreye bağlı değildir.
Kararnamenin 8. maddesinde sayılan haller. Ancak 8. maddenin son fıkrası çerçevesinde açılan davada önceki hak sahibi koruma süresinin bitiminden itibaren iki yıl içerisinde markasını kullanmamışsa bu bir hükümsüzlük nedeni sayılmaz.
Kararnamenin l4.maddesinde belirtilen kullanıma aykırılık. Ancak beş yılın dolması ile davanın açıldığı tarih arasında ciddi biçimde kullanma hükümsüzlük nedeni sayılmaz. Dava açılacağı düşünülerek kullanma gerçekleşmiş ise, mahkeme davanın açılmasından önceki üç ay içerisinde gerçekleşen kullannıayı dikkate almaz.
Marka sahibinin davranışları nedeniyle marka mal ve hizmetler için yaygın bir ad haline gelmesi,
Hak sahibi veya yetkili kıldığı kişi tarafından kullanım sonucunda tescil edildiği mal veya hizmetlerin niteliği, kalitesi, üretim yeri ve coğrafı kaynağı konusunda halkta yanlış anlama ihtimalinin var olması,
Ortak ya da garanti markalarının teknik yönetmeliğine aykın kullanımı.
Hükümsüzlük nedenleri markanın tescil edildiği mal veya hizmetlerin bazılarına ilişkin bulunuyorsa, yalnız o mal veya hizmet ile ilgili olarak kısmi hükümsüzlüğe karar verilebilir.
Markanın hükümsüzlüğünü, zarar gören kişiler, Cumhuriyet Savcıları ve ilgili resmi makamlar ilgili mahkemeden isteyebilir.


Hükümsüzlüğün Etkileri Geçmişe Yansır mı?

Markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi halinde karanın sonuçları geçmişe etkilidir. Ancak marka sahibinin kötü niyetli olarak hareket etmesinden kaynaklanan, zararın giderilmesine ilişkin tazminat talepleri saklı kalmak üzere hükümsüzlüğün geriye dönük etkisi şu durumları etkilemez:
Markanın hükümsüz sayılmasından önce, bir markaya tecavüz sebebiyle verilen hukuken kesinleşmiş ve uygulanmış kararlar.
Markanın hükümsüzlüğüne karar verilmeden önce, yapılmış ve uygulanmış sözleşmeler. Ancak hal ve şartlara göre, haklı sebeplerde hakkaniyet düşüncesi ile sözleşme uyarınca ödenmiş bedelin kısmen veya tamamen iadesi mümkündür.

Bir markanın hükümsüzlüğüne ilişkin karar herkese karşı hüküm doğurur
Markanız üzerinde yapacağınız tasarruf ve değişikliklerde ilerde sakınca doğurmaması için mutlaka vekilinize bildiriniz. 

 

   
Copyright © 2006  Ak Marka Patent ve Danışmanlık Hizmetleri Ltd.Şti.

Designed By Duru Teknoloji